Pazar Eki 21

Kadın bedenine “açık, namert ve korkusuz” saldırı!

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Kadın ölümleri gündemleştirilmiyor ama kadın bedeni üzerinden siyaset ve yasaklar sürekli güncelliğini koruyor. Bizlerin bedenine pervasızca saldırılar tam gaz devam ediyor, kürtaj hakkına el sürmelerden tutun da, küfürlerle kadınları aşağılamalara kadar.

Türkiye’de küfür  “kültürü” çok yaygın ve tüm küfürler de cinsiyetçi.

Düşünüyorum da kadın içerilikli olmayan bir küfür var mı acaba?

Öyle bir toplumda yaşıyoruz ki, kadın=cinsel bir obje, evde, işte, yaşamın her alanında hizmet eden, artı iş gücü vs. olarak görülüyor.

Biz kadınların bedeni her zaman iki dudağın arasında çok rahatça “malzeme” olabiliyor, hatta bu öyle bir yaygın ki, bizlerin yani kadınların diline bile mesken eyleyebiliyor.

Yaşamın her alanında bedenimiz; siyasete, esprilere, küfürlere… her şeye “malzeme” oluyor.

İktidar çıkıp bedenimiz üzerinden yaptığı katliamı örtmeye çalışıyor hem de geleceğe yatırım yapmaya (çocuk işçiler, çocuk gelinler, ucuz iş gücü ve ataerkil toplumun devamcıları gibi) çalışıyor. Tüm kadınları küçümseyen bu erkek egemen zihniyet kendini her şey de gösteriyor.

 

Pervasızlıkları diz boyu!

Cinsiyetçi, erkek egemen zihniyetin kendini somut olarak gösterdiği örneklerden biri de Sözcü gazetesinin çıkarmış olduğu “AMK” adlı spor eki. Biz bu ismin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz.

Sözcü gazetesi bu kısaltmanın açıklamasını “Açık-Mert-Korkusuzca” olarak açıklıyor ama devamında söylemleriyle aslında nasıl bir zihniyet güldüğünü ortaya koyuyor.

Bugün kime bu şekilde yani ismin kısaltılmış halini sorarsanız sorunun cevabı nettir.

Kadın bedenine yönelik saldırılardan biri ve çok sık kullanılan bir küfürdür.

Sözcü gazetesi, açık açık, namertçe ve korkusuzca, kadın bedenine saldırıyor. Ve bu duruma karşı çıkan kadınlara ise traji komik bir şekilde; “siz kötü düşündüğünüz için öyle algılıyorsunuz” diyor.

Milliyet yazarı Ayşe Arman gazete ekinin ismini koyanlardan biri olan Gökmen Özdemir ile bir röportaj yapıyor ve neden bu ismi koyduklarını soruyor. Cevabı ise; “’Sanal âlemde ne anlama geliyor, bilmiyorum’” gibi komik bir açıklama yapmayacağım. Çünkü hepimiz ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Hepimiz Twitter kullanıyoruz, SMS’le haberleşiyoruz. Gazetenin adının ‘AMK’ olmasını, ‘Bunlar küfrediyorlar. Kadınlara hakaret ediyorlar. Kadınları aşağılıyorlar’ diye yorumlanmasını, Türkiye‘de insanların ‘gülme’ yetisini kaybetmesi olarak değerlendiriyorum” sözleriyle oluyor.

Cümleleri tek tek ele alalım. Evet, bizde ne anlama geldiğini ve sadece sanal âlemde değil günlük yaşamda da ne anlamda kullanıldığını çok iyi bildiğinizi biliyoruz ve açık açık, namertçe ve korkusuzca, kadın bedenine saldırdığınızı söylüyoruz.

Türkiye’de insanların gülmesi için kadın bedenin, emeğinin ve kimliğinin “malzeme” olmasına izin vermeyeceğiz diyoruz.

Günde en az 5 kadın öldürülürken, kadınların emeği görülmezken ve kimlikleri yok sayılırken; “Kadınlara hakaret ediyorlar. Kadınları aşağılıyorlar diye yorumlanmasını Türkiye’de insanların ‘gülme’ yetisini kaybetmesi olarak değerlendiriyorum” sözü ne kadar gerçekçi duruyor acaba?

Bu ek üzerinden yürütülen tartışmalar ise gerçekten gülünç…

Birileri çıkıp çok rahatlıkla Türkiye bu konuları aşmalı bunlar çok normal gibi sözlerini rahatlıkla sarf ediliyor.

Peki ben sormak istiyorum; çok küçük yaşta çocukların istismara maruz kalması normal mi?

Kadınların her gün bu çok normal denilen söylemlerden ve zihniyetten ötürü öldürülmeleri normal mi? Kadın olduğu için söz söyleme haklarının ellerinden alınması normal mi? Sırf kadın olduğu için kimliğinden kaynaklı her gün küfürlere maruz kalması ve tüm küfürlerin cinsiyetçi olması normal mi?

Bu soruların cevabı normal ise Sözcü gazetesinin ismi o kadar normaldir bizce…