Cuma Eki 18

“Ve yazıyoruz. Erkekler ne der diye düşünmeden yazıyoruz”

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde dünyanın her yerinde ikinci hatta üçüncü sınıf insan olmaya karşı sesini yükselten kadınların sesine bir ses de medyadan geldi. Amed’de kurulan Jin Haber Ajansı, 8 Mart günü açılışını gerçekleştirdi. “Ve yazıyoruz. Erkekler ne der diye düşünmeden yazıyoruz” sloganını benimseyen JİNHA, amacını şöyle özetliyor:

“Yaşama toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısıyla yaklaşanların, medyanın eril dilinden rahatsız olmaması mümkün değil dedik.

Ve; haber müdüründen editörüne, foto muhabirinden kameramanına, muhabirine kadar bütünüyle kadınlardan oluşan; Türkçe, Kürtçe ve İngilizce haber yapacak olan JIN HABER AJANSI, yaşama dair her haberi, kadın bakış açısıyla dünya kamuoyuna duyuracak.”

JİNHA’nın Türkçe haber müdürü Hazal Peker’le JİNHA’yı konuştuk.


- Özgür Gelecek: Bir kadın haber ajansı kurma düşüncesi nasıl doğdu?

- Hazal Peker: Hangül Özbay ve ben 15 yıldır muhabirlik yapan kadınlarız. Bu süreçte en çok rahatsız olduğumuz şey eril dil oldu. Medyanın toplumda bir kültür yaratma konusunda çok etkili olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla medyanın dili ve kadına bakış açısının değişmesi toplumu ciddi şekilde etkiler.

Gazetecilik yaptığımız sürede kaleme aldığımız haberlerin son kontrollerini yapan haber müdürleri ya da genel yayın yönetmenleri hep erkekler oldu. Bu çok rahatsızlık veren bir durum! Çünkü erkek arkadaşlar cinsiyetçilik konusunda bizim kadar duyarlı değillerdi. Cinsiyetçiliğe varan bir dil kullanmaya çok yatkınlardı ve bu konuda hassas/sorgulayıcı değillerdi. Hazırladığımız haberler çoğu zaman son aşamada değiştiriliyor ve bu noktalara dikkat edilmiyordu.

Hangül ile düşündük ve dedik ki, öyle bir şey yapmalıyız ki; genel yayın yönetmeninden haber müdürüne, muhasebesinden foto muhabirine, hukuk danışmanından teknik servisine kadar tüm çalışanları kadınlardan oluşsun. Böylelikle son noktayı bizim koyabileceğimiz bir haber ajansı kurmaya karar verdik. Haber ajansımızın da öyle bir dili olsun ki; kadının üretken, paylaşımcı, renkli tarzıyla bir üslup yakalayıp, okuyucuda bir farkındalık yaratsın istedik.

Bu haber ajansı ile oluşturacağımız farkındalık, okuyucularımız için bir model olsun istiyoruz. Okuyucuların diğer medyadaki eril dili sorgulamaya başlayacağını ve bunun basına da etkisi olacağını düşünüyorum.

Bu, uzun süreli bir değişim. Bunun farkındayız. Ama başaracağımıza inanıyoruz.


- Haber ajansınızı kurarken, hazırlık aşamasında neler yaptınız?

- Öncelikle kadın gazetecilerle bir araya gelerek, “Biz en çok hangi sorunları yaşadık? Alternatif olarak nasıl bir çalışma yapabiliriz?” soruları üzerine konuşmalar, tartışmalar yaptık.

Yine kadın gazetecilerle, kadın kooperatifleriyle, kadın sorunu üzerine çalışma yapan akademisyenlerle, Diyarbakır Özgür Kadın Akademisi’yle, feminist kurumlarla nasıl bir dil oluşturmamız gerektiğini konuştuk. Çok değişik fikirler de çıktı. Ama onlarla birlikte konuştuklarımızı ortaklaştırdık.

Ayrıca bizimle çalışan muhabirlere toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri verdik. Bu eğitimden geçmeyen muhabirlerin bu kalıpları kıramayacağını düşünüyorum. İnsanlara objektife nereden bakmaları gerektiğini öğretiyoruz.


- JİNHA’nın açılışı tam 8 Mart gününe denk getirildi. Bizce bu seçim önemli ve JİNHA’nın bakış açısını gösteriyor. Peki JİNHA yalnızca kadına dair haberler yapan bir haber ajansı mı olacak?

- Açılışımızın 8 Mart olmasının sebebi şuydu: 8 Mart, dünyadaki tüm kadınların sesini yükselttiği bir gün. Ve biz de haberlerimizi Kürtçe, Türkçe ve İngilizce yaparak dünyadaki tüm kadınlara ulaşmayı hedefliyoruz. Bu yüzden 8 Mart’ta kadınların sesine bir ses de biz ekleyelim istedik.

Biz sadece kadın haberi yapan bir ajans olmayacağız. Biliyorsunuz, “JIN” Kürtçe’de “kadın” demek. Ama İngilizce karakter sorunundan kaynaklı “JIN” değil “JİN” diye yazmak zorunda kalıyoruz. “JİN” de Kürtçe’de “yaşam” demek. “Kadının yaşama dönüşmesi”... Bu tam da bizim istediğimiz şey! Yaşamın içindeki her şeyi eşitlikçi bir bakış açısıyla vermek amacımız.

Evet, kadın yaşamdan koparılmış. Ama tüm kadın kurumları gibi bizim de amacımız kadının sosyal çevreye dahil olabilmesi…

Bu yüzden de yaşama dair tüm haberleri kadın bakış açısıyla ele alacağız.


- Kadın, medyada çok fazla söz sahibi değil. JİNHA ise, yönetiminden muhasebesine kadar kadınların yer aldığı bir yer. Amacınız bu alana müdahale etmek, değil mi?

- Virginia Woolf’un bir sözü var; “Ve yazıyoruz. Erkekler ne der diye düşünmeden yazıyoruz” diye. Bu sözü çok önemsiyoruz.

Kadın yaşamın her alanında izin almak zorunda… Babasından, kardeşinden, eşinden! Babasının, kardeşinin, eşinin evi var, ama kadının evi yok!

Biz izin almadan yazacağız, kendimizi yazacak, kendimizi anlatacağız. Medyada kadın muhabirler var. Ama orada kadınlar kendileri olarak yazmıyorlar aslında. Çünkü son sözü hep başkaları söylüyor.

Biz diyoruz ki; “Ve medyanın dilini değiştiriyoruz. Bizden sonra dünya medyası bir daha eskisi gibi olmayacak!