Pazar Eki 21

“İşin aslı rant meselesi ve tabii ki transfobi!”

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

avcılar_transfobi

Geçtiğimiz günlerde Avcılar’da translara yönelik linç saldırıları yaşandı. Biz de Yeni Demokrat Kadın olarak Avcılar’da yaşayan trans Michelle Demishevich bir röportaj gerçekleştirdik ve “nefret”i konuştuk.

 

YDK: Translara yönelik cinsiyetçi, nefret içerikli yaklaşımlardan dolayı yaşadıklarınızı anlatabilir misiniz?

Michelle Demishevish: Yüzlerce sorunumuzdan bahsedebilirim. En önemlilerinden biri barınma. Bize ev vermiyorlar, çok yüksek fiyatlara kiralayabiliyoruz. Bu nedenle daha ucuz yerlerden ev alabiliyoruz. Avcılar ucuz olduğu için, burada 100’e yakın trans kadın yaşamaktadır. Devlet bize kamuda ve özel sektörde iş hakkı, sosyal güvence vermediği için bazı arkadaşlarımız seks işçiliği yapmak zorunda kalıyor. Bu da önemli sorunlarımızdan biri. Yaşama hakkı tanınmayınca insan hayatta kalmak için bunu yapmak zorunda kalıyor.

Avcılar’da, oradaki bir grup bundan yola çıkarak yani “fuhuşa karşıyız, transların buradan gitmesini istiyoruz” deyip çok kısa sürede örgütlenerek ve elbette ilçe kaymakamı, ilçe emniyet müdürünün katkılarıyla eylem yaptılar. İşte iki hafta önce kalabalık bir insan grubu taşlı-sopalı eylem yaptılar sitemizde ve siteyi ateşe vermeye çalıştılar. Başka mahallelerden de onlarca insan gelmişti. Polis çağırdık, polis gelip linç girişimini seyretti. Hiçbir şey yapmadılar, olayın büyümesini izlediler. Bizler evlerimizden çıkamadık ve telefonlarla etrafa haber verdik. Epey bir kişi o akşam oraya geldi ve kalabalığı dağıttı.

 

“O gün ikinci bir Madımak yaşanmak üzereydi”

- Neden böyle bir linç girişimi yapıldı? Daha önce de böyle sorunlar var mıydı?

- Ben üç nedeni olduğu düşünüyorum. Öncelikle transları istemedikleri için. Bir de tabii bu evler bize ait, bu yüzden çok ucuza bizden zorla satın almak istiyorlar. Çünkü buralar yıkılacak, yerine çok yüksek binalar, rezidanslar yapılmak isteniyor. Yani işin aslı rant meselesi, ama tabii ki transfobi de var. Bir de bizim ilişkide olduğumuz LGBT derneklerinin “terörist” gruplar olarak anılmasından kaynaklı daha fazla saldırıya maruz kalıyoruz. O zaman “PKK yandaşı”, “teröristler dışarı vatanseverler içeri” diye slogan da atıyorlardı.

Desteğe birçok arkadaşımız geldi. Diğer illerden birçok dernek geldi. Birçok TV kanalı gelip, yayın yaptı. Bunlar önemli bizim açımızdan. Çünkü orada o gün ikinci bir Madımak olayı yaşanmak üzereydi. Evler yanabilir, taşlarla saldırı boyutlanır, evlere girilebilir, şiddet görebilirdik. Çok daha vahim sonuçlar çıkabilirdi.

- Bu gibi durumda polisin yaklaşımı nasıl?

- Daha az önce sizinle görüşmeye gelirken, lüks bir araba bir sokak hayvanını öldürmüştü. Ben de arabanın önüne atladım ve “buradan gidemezsin” dedim polis çağırdım. O sıra zaten HDK’nin eylemi vardı, bu yüzden bir sürü polis vardı. O sırada aracı gönderdiler, beni de karakola götürmek istediler. Polisler kollarımda tuttular, sonra avukatımı aradım, o şekilde kurtuldum ellerinden.

Ben gazetecilik okudum. İş görüşmesine gittim. Adam benim ses tonuma, ismime baktı, tipime baktı. “Seni işe alamayız” dedi. Bunları Hürriyet ve Sabah gazetelerinde yaşadım ben. Çok üzüldüm ve iş bulamadım uzun süre. Maalesef devletin, toplumun, geleneksel kültürün bizlere dayattığı alternatif yollardan para kazanmaya çalışmak zorundayım/zorundayız.

 

“Transların sorunu eşittir Ermeni, Kürt, kadın sorunu…”

- Transfobi ve homofobiyle mücadele etmek için sizce neler yapılabilir?

- Bu ülkede sanki LGBT sorunu yokmuş gibi davranılıyor. Bizim de her TC vatandaşı gibi haklarımız var, ama insanlar bunu göz ardı ediyor. Örneğin emlakçıya gidiyoruz, ev vermiyor! “Niye?” diye soruyorsun, “translara ev vermiyoruz” diyor. “Niye?” diyorum, “bilmiyorum” diyor adam “ama vermeyiz!” Bence transların sorunu eşittir Ermeni sorunu, eşittir Kürt sorunu, eşittir kadın sorunu ve eşittir diğer azınlıkların sorunu…

Yani bu sorunları bildiğinde LGBT sorunlarını da anlayabilirsin. Çünkü bir bütün var ve geri kalanlar öteki ve ötekilerin hakları olamaz! Böyle bir mantık olur mu? Yani bir insan sadece ırkından dolayı gözaltına alınıyorsa, ayrımcılığa uğruyorsa ve şiddet görüyorsa burada bir hukuksuzluk, adaletsizlik vardır. Aynı şekilde insan sadece cinsel kimliklerinden dolayı yoldan gözaltına alınıyorsa, yine hukuksuzluk vardır. Beni geçen yıl mağazada gözaltına aldılar, gündüzleri kadın kılığına girmiş erkek,  “toplumun ahlakı” bozmakla suçladılar!

Ama artık daha bilinçliyiz, derneklerimiz daha güçlü. Hakkımızın peşine düşüyoruz, üstüne gidiyoruz. Bazı arkadaşlarımız gözaltına alınıyor, tanınmayacak halde oluyorlar. Yani rutin muamelenin dışında başka bir muameleye, şiddetin de daha farklı bir türüne maruz kalıyoruz. Şimdi bu Avcılar’daki olaydan sonra doğal olarak arkadaşlarımız endişe ve korku içindeler. Bir-iki arkadaş evden çıkmıyor. Ama bizler yaşamak zorundayız ve yaşayacağız. Zor bir süreç, zor bir kış bizi bekliyor. Bunlar her cumartesi bu nefret içerikli eylemlerine devam edecekler.

Çok teşekkür ederim sizlere. Aslında şaşırdım, ben sadece etnik grupların, azınlıkların, kadınları sorunlarıyla ilgilendiğinizi düşüyordum. Ama şimdi sizlerin bu soruna alakadar olmamız beni çok mutlu etti. Bizim size çağrımız, bize destek olmanız. Bizler Meis sitesindeyiz, bizi buradan atıncaya kadar eylem yapacaklar. Yani bizim barınma, iş ve yaşam hakkımız güvence altına alınmalıdır. Bizlerden gelecek her sese kulak verilmesini istiyoruz.

Yeni Demokrat Kadın