Cumartesi Ara 15

Perwaz’ı, cinayetlerinde yaşamını yitiren kadınlara adıyorum

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Gülşen KOÇUK - JINHA

AMED – Kürt sanatçı Rojbîn, ilk albümü olan ve kadın şarkılarından oluşan ‘Perwaz’ı dinleyenleriyle buluşturdu. Uzun süren bir hazırlık aşamasından sonra ilk albümünü çıkaran Rojbîn, “Perwaz’ı, töre ve namus cinayetlerinde yaşamını yitiren kadınlara adıyorum” dedi.

Ailesinin müzikle uğraşmasından dolayı, kendisinin de küçük yaşta müzikle tanıştığını belirten Rojbîn, çalışmalarının ilk meyvesi olan “Perwaz” albümünü 3 buçuk yıllık bir hazırlık aşamasından sonra çıkardı. Albümde kadın konulu şarkıların yer almasına gösteren Rojbîn, sorularımızı yanıtladı.

- Uzun bir süredir müzikle ilgileniyorsunuz. Fakat bu ilk albümünüz. Bu nedenle sizin için çok değerli olmalı. Albümün hazırlık aşamasından bahseder misiniz?

Profesyonel olarak 3 buçuk yıldır Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde çalışıyorum. Fakat daha öncesinde de yaptığım müzikal çalışmalarla albüm hazırlığı başlamıştı. Üç yıldır bazı teknik sorunlar nedeniyle bekletiyordum. Artık albümün, çıkış zamanının geldiğini düşündük ve çıkardık. Üzerinden çok zaman geçmiş olsa da böyle çalışmalar, bir annenin çocukları gibidir. Asla değerlerini yitirmezler.

- Albümün en dikkat çekici yönlerinden birisi de kadın şarkılarının yoğunlukta olmasıydı. Repertuarınızı oluştururken hassasiyet gösterdiğiniz konular var mıydı?

Son dönemlerde çok dikkat çeken kadın katliamları, töre cinayetleri bir Kürt kadını olarak beni acıtan bir boyuttadır. Albümün içerisinde bulunan 8 şarkının da kadın şarkısı olmasından dolayı, bu albümü töre, namus cinayetlerinde yaşamını yitiren kadınların şahsına adadık. Albümün içeriğini açmak gerekirse, bulunan 8 şarkı da kadın şarkısıdır. İfade ettiğim şarkılarda kadın cinayetlerine çok yer vermemiş olabilirim. Fakat, ben kadının güzelliğini, aşkını anlatan şarkıları onlara adamayı daha uygun gördüm. Albümde yer alan iki şarkı var. Birisi Ceylan Önkol adına yazıp bestelediğim Xezalamin şarkısıdır. Diğeri ise 2010’da Wan’da devlet güçlerinin saldırısı sonucu hayatını kaybeden Canan Saldık için yaptığımız bir şarkıydı. Bu şarkılar, katledilen kız çocukları şahsında Kürt kadınları üzerindeki baskılara, katliamlara bir “dur” deme anlamı taşıyor aslında. Onun dışında, yöresel birkaç kadın şarkısı var. Aralarında benim de söz ve müziğini yaptığım şarkıların bulunduğu yeni ezgiler var. Bu albümün kadının rengini yansıttığını düşünüyor ve herkesin bu albümde kendi rengini bulacağına inanıyorum. Buradan da kadın arkadaşlara, albümü sahiplenmeleri konusunda seslenmek istiyorum.

- İlk klibinizi ‘Dê û Dil’ şarkısına çektiniz. İlk klip çalışması  yapılan şarkının “Dê û Dil” olmasının özel bir nedeni var mı?

Aslında “Dê û Dil”, klibin senaryosuna uygun olduğu için konulan bir isimdi. Gelerî(Anonim) olan bu şarkının asıl adı “Dilber”dir. “Dê û Dil” adını kullanmaktaki asıl amacımız, aşkın sadece bir kadın ve erkek arasında olmadığını, doğadaki varlıkların da birbirine aşık olabileceğini, bir annenin de çocuğuna aşık olabileceğini anlatmaktı. Bu klipte canlandırılan sahneler de MKM tiyatrocularının yazdığı “Keviren Gora Wenda” adlı senaryodan bir kesit. Bu senaryoya göre, eşi savaşa giden fakat dönmeyen bir Iraklı kadın, çocuğunu ve bir mezar taşını yanına alarak dağ taş dolaşıyor. Kocasının mezarını bulduğunda bu taşı dikmeyi düşünen kadın, arayışlar içerisindeyken dağlık bir alanda bombaların ortasında kalıyor. Iraklı kadın, çocuğunu korumak için üzerine atılıp sarıldığında, çocuk boğularak ölüyor. Ve kadın, eşinin mezarı için taşıdığı mezar taşını, evladının mezar taşı yapıyor. Klip de bu trajediyi anlatıyor.

Önümüzdeki dönem içerisinde klip çekmek istediğim şarkı ise, kadının güzelliğini, özgürlüğünü,  doğayla bütünleşen bir anlatımını yaratan bir şarkı: Jin Jiyan Azadi… Bu ezginin klibini, doğayla kadının bütünlüğünü anlatan görüntülerle, özenle hazırlamak istiyorum.

 

Rojbîn kimdir?

Rojbîn, Erzurum’un Karayazı ilçesinde doğdu. Aile içerisinde babası, amcaları ve halasının müzikle ilgilenmesi Rojbîn’in de küçük yaşlarda müzikle ilgilenmesini beraberinde getirdi. Profesyonel müzisyen olan halasından yaklaşık 6 – 7 ay şan ve bağlama dersi alan Rojbîn, müziğe ilk adımlarını bu süreçle atmış oldu. Rojbîn’in “İlk amatör çalışmam” olarak değerlendirdiği  ve 2002 yılında seslendirdiği “Heval Cuma”, uzun bir süre isimsiz bir şekilde internet üzerinden dinlendikten sonra, “Rojbîn” adıyla müzik kanallarında yayınlanmaya başladı. Hala Mersin MKM’de çalışmalarına devam eden Rojbîn, “Perwaz” isimli albümüyle adından sıkça söz ettiriyor.