Çarşamba Eki 16

Ayıplı (!) Kelimeler!

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Yazıyı yazmak için Google arama motoruna “sansür” yazar yazmaz hemen aşağıda RTÜK ile ilgili bağlantılar sıralandı, yanında o aşina “Kendimi şanslı hissediyorum” ibaresi. Kendimi şanslı hissettim mi peki? Hayır, pek sayılmaz. Bazen bir konuyu anlatmak için sayfalarca yazmak gerekmez, bu da onlardan biri; çünkü özellikle AKP hükümeti döneminde RTÜK’ün Türkiye’deki sansürünün zirve noktası haline geldiği hepimizin malumu. Tarihi dizilerin cinsel içerikli sahnelerine köpürüp “Ceddimiz yapmaz öyle şeyler!” diyerek bilimselliğin dibine vuran(!) anlayışın tezahürü olan bir kurumdan çok da farklı bir beklenti içine girmemek gerekiyor herhalde.

Nitekim geçtiğimiz günlerde ana akım medya gazetelerinin birinde ilginç bir haber yer alıyordu. Habere göre Görevimiz Tehlike- 2 adlı filmde geçen “penisilin iğnesi” ifadesinin içinde “penis” geçtiği için biplenerek verilmiş, yine altyazılı bir filmde geçen “seks” kelimesi “anlık zevk” olarak çevrilmişti. Kanalların “para cezası kâbuslarını” büyüten diğer kelimeler “gey, şarap, cenabet, lan, tecavüz, kokain” olmuş ve bu ayıplı(!) kelimeler de biplenmekten kurtulamamıştı.

Son olarak Sina Koloğlu’nun köşesinde yer bulan ayıplı(!) kelimelere “ahlak timsali” kanalların (gayrı resmi olduğu iddia edilen ama bal gibi resmi olan RTÜK talimatlarıyla) bulduğu karşılıklarsa “Buyur buradan yak!” dedirtecek cinsten. CNBC-E ve E-2 dizilerinin Türkçe çevirilerinde “seks” kelimesi yasak olduğu için “anlık zevk”; “fahişe” kelimesi içinse “kevgir” kelimeleri kullanılmakta!

Skandal bununla bitmiyor elbette. “Conan ve Jay Leno şovlarda Türkçe çevirilerde seks sözcüğü yerine ayrıca “beraber olmak” deyimi kullanılıyor, “penis” kelimesi ise altyazılarda üç nokta ile sansürleniyor ya da “çıt çıt” ifadesi kullanılıyor. Özellikle “çıt çıt” ifadesi bana çocukken annemin verdiği oldukça geri düzeydeki cinsel eğitimi hatırlattı; gülsem mi kızsam mı bilemedim; ben de “sefilce” bulmaya karar verdim!

“Kevgir” ifadesi ise en “ağzı bozuk ergen” (yazıyı okuyan ergenlik çağındaki arkadaşlar üzerinize alınmayın, elbette sizden bahsetmiyorum!) tipini anlamsız bir neşe krizine sokacak iğrençlik ve zavallılıkta! Bu ifadeleri kullananların bilinç altından korktum, gerçekten korktum, kesif pis bir koku tüttürüyor, yer yer de zehirli gaz kusuyor olmalı…

Cinselliğin bu denli sağlıksız algılandığı, bu algı sakatlığının fosseptik çukurundan farksız ahlak çukurlarında bu denli bulanıklaştırıldığı, cinsel bilincin bu kadar iğdiş edildiği kaç ülke daha vardır acaba? Muhtemelen sayıları hiç de azımsanmayacak kadar varlar!

Meseleden çok da uzaklaşmadan kendi ülkemize dönecek olursak… Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) aldıkları para cezaları nedeniyle ekonomik sıkıntı yaşayan zavallı(!) televizyon kanalları da, ne yapsınlar, yayınladıkları filmlerde otosansür uyguluyorlarmış. RTÜK Başkanı da “RTÜK, sansür kurumu değildir” diyormuş mesela. Mesela, “vatandaş RTÜK’ü yanlış algılıyormuş”, “RTÜK korkulan değil, daha çok birlikte hareket edilen (ama kiminle?!) yayıncıların katkılarıyla sorunları (!!!!) çözmeye çalışan bir kurummuş.” Mesela yani…

Gelelim bu konunun neden kadın sayfamızda yer aldığına… Sanırım egemenlerin (toplumun da büyük oranda paylaştığı) sakat/sapık cinsellik algılayışından en çok kadınlar çektiği için. Ya da kadınlar olarak yürüttüğümüz tartışmaların geliştiriciliğinde bu konuya dair söyleyebilecek daha fazla sözümüz olduğu için. Ya da batasıca “ahlak”larından aldıkları güçle giriştikleri katliamların, tacizin, tecavüzün kurbanları olarak; bu ikiyüzlülükten tiksindiğimiz için. Ya da belki hepsi ve çok daha fazlası...

Bir sonraki sayıya kadar akıl sağlığınızı özenle koruyunuz efendim…