Pazar Ara 08

Kaos GL, 2017 Nefret Suçları Raporu yayımladı

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

 

kaosgl_nefret_raporKaos GL, 2017 Nefret Suçları Raporu’nu yayımladı. Homofobi ve Transfobi Temelli Nefret Suçları Raporu’nda, yüz yüze, çevrimiçi ve telefonla yapılan anketlere verilen yanıtlara dayanan bir izleme yöntemi kullanılıyor ve sadece mağdurlar ve tanıklar tarafından bildirilen vakaları kapsıyor.

Dernek, 2018 yılında homofobik ve transfobik nefret suçuna maruz kalan ya da tanık olanları araştırmaya katılmaya çağırıyor. Bu araştırmaya katılmak için kaosgl.org sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Prof. Dr. Melek Göregenli tarafından yazılan ve yayın editörlüğünü Kaos GL Derneği Uluslararası İlişkiler ve Savunuculuk Koordinatörü Murat Köylü’nün yaptığı raporun özeti şu şekilde...

“Nefret suçu kamu otoriteleri tarafından meşrulaştırılıyor”

Göregenli raporun önsözünde LGBTİ etkinlik yasaklarına dikkat çekerek nefret suçlarına ilişkin şunları kaydetti:

“2017 yılı boyunca gerçekleşen saldırıların yanı sıra kamu otoritelerinin yasaklama kararları ve belirli gruplar tarafından gerçekleştirilen LGBTİ’lere yönelik açık nefret söylemi ve suçu içeren açıklamalar, yasal takibe uğramak bir yana, kamu otoriteleri tarafından uygulamalarıyla meşrulaştırılmaktadır. Ayrıca, kadınlara, çocuklara ve başka toplumsal gruplara yönelik şiddet ve nefret suçlarının da aynı zihniyet yapısından beslendiği ve giderek yaygınlaştığı da göz önünde bulundurulmalıdır.”

Raporda sunulan 117 anket, 93 mağdur ve 24 tanık tarafından yanıtlandı. Sadece, olay esnasında şahsen olay yerinde bulunan kişilerce doldurulan tanıklık anketleri geçerli sayıldı. Anket kayıtları; “güvenilirlik, tamamlanmışlık, tutarlılık ve mükerrer bildirimleri ayıklama kriterleri” ile filtrelendi.

Nefret suçları kamusal alanlarda işleniyor

Rapora göre, 2017 yılında homofobi veya transfobiye dayalı nefret suçlarının büyük kısmı okulda, evde, evin civarında, toplu taşıma araçlarında veya duraklarında, kafe ve barlarda, sokakta veya diğer kamusal alanlarda işlendi. Raporda, nefret suçlarının çoğunlukla kamusal alanlarda yaşanması, “kişilerin görünür olmasıyla ilişkili olarak düşünülebilir” diye açıklanıyor.

Mağdurlar ikiden fazla hak ihlaline uğruyor

Mağdurlar, ortalama olarak, vaka başına ikiden fazla hak ihlaline uğradılar: 117 yanıtlayan 267 ihlal türü bildirdi. Çoğunlukla, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliğine dayalı nefret söylemleri ve aşırı şiddet (işkence) tehdidi, “daha ağır” ihlallere eşlik etti. Fiziksel şiddet ikinci sırada yer aldı.

270 ihlalden 58’i cinayete teşebbüs, fiziksel şiddet, silahla yaralama, tecavüz veya diğer cinsel saldırıları içerecek biçimdeki fiili saldırılar olarak gerçekleşti. Bu suçları içeren toplam 52 vakadan sadece 14’ü polise bildirildi, 5’i mahkemeye taşındı. 3 vakanın tanıkları polis, 5’i ise mahkeme süreçleri hakkında bilgi sahibi değildi.

Mağdurların çoğu ailelerinden ve kolluk kuvvetlerinden korkuyor

Rapora göre; mağdurların çoğu ailelerinden ve kolluk kuvvetlerinden ciddi biçimde korkuyorlardı. Mahkemelere veya diğer devlet aygıtlarına güvenmiyorlardı. Bu nedenle de kolluk kuvvetlerine veya mahkemelere son derece az sayıda olay ihbar edildi. 117 vakadan sadece 19’u polise bildirilirken sadece 7’si mahkemeye intikal etti. Sadece 1 vakada polis olayı nefret suçu olarak değerlendirdi.

Failler iki veya daha fazla kişiden oluşuyor

Vakaların beşte üçünde failler iki veya daha fazla sayıda kişiden oluşuyordu. 117 olaydan 32’sinde failler üçten fazla kişiydi.

Görgü tanıklarının yarısından fazlası tepkisiz

Olayların yarısından fazlasında saldırılar iki veya daha fazla sayıdaki görgü̈ tanığının gözü̈ önünde yapıldı.

Görgü̈ tanıklarının yarısından fazlası (%55) olaylara tepki vermedi. Yüzde 15’i mağdurları destekleyici tavır aldı. Vakaların yüzde 18’inde bazı görgü̈ tanıkları mağduru desteklerken bazıları faillerin yanında yer aldı. Raporda görgü tanıklarının tutumuna şöyle dikkat çekiliyor:

“Görgü tanıklarının nefret suçlarına sessiz kalması ya da kolaylaştırıcı bir yaklaşım içinde olması bir yandan sucun işlenmesini kolaylaştırmakta diğer yandan nefret suçlarına yol açan ideolojilerin toplumsal arka planına dikkat çekmektedir.”

Tanıklıklar

Raporda nefret suçu mağdurlarının tanıklıkları da yer alıyor. O tanıklıklardan bir kısmı şöyle:

“Topluma ait olmadığımı düşünerek etrafımdaki insanlar tarafından her an şiddete maruz kalabilirim diye korkmaya başladım.” (fiziksel şiddet mağduru bir gey)

“Kendimi kötü hissettim. Her gece rüyamda tartışma yasıyordum. Yani daha yeni kendime geliyorum; olayın etkisinden çıkıyorum. Kolay kolay unutamam yine de.” (hakaret ve sözlü̈ saldırı mağduru bir trans)

“Olaydan sonra sürekli sakinleştirici içmem gerekiyordu, hiç uyuyamıyordum ve sürekli ağlıyordum.” (sosyal medya aracılığıyla hakaret ve sözlü̈ saldırıya maruz kalan bir biseksüel kadın)

“Hala uyuyamıyorum. Gözaltına alındıktan sonra evimi değiştirmek zorunda kaldım. TEM’de insanlık onuruna yakışmayan psikolojik şiddet uygulanıyor. Çıplak aramaya direndiğim için hakarete maruz bırakıldım.” (fiziksel şiddet mağduru bir trans kadın)

“Tedirginim. Tekrar böyle bir sözel lince maruz kalır mıyım veya şiddete dönüşür mü, yurttan atılır mıyım aileme haber verirler mi… Sürekli bunları düşünüyorum.” (hakaret ve sözlü̈ saldırı mağduru bir lezbiyen)

“Kendimi uzunca bir süre kötü hissettim. Sokakta tehdit algısıyla yürüdüm. Uykularımı kötü etkiledi. Ben de nefret etmemek için çabaladım.” (fiziksel şiddet mağduru bir biseksüel erkek)

Kaynak: kaosgl.org