Çarşamba Eki 18

Mahkemeler erk-eklik üretiyor: “Kadının ruh sağlığının bozulması cinsel saldırıya delil değil”

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Kadın ve LGBTİ+’lerin mücadelesi sonucu açılabilen ve 4 senedir süren tacizci Av. Sedat Yurtdaş’ın beraat kararının gerekçesi açıklandı. Mahkemelerin erkeklerle dayanışma içerisinde olduğunu, tacizcileri koruyarak erk-eklik üretmeye devam ettiğini gösteren beraat ve gerekçeli kararına göre kadınların ruh sağlığının bozulduğuna dair raporlar “delil” olarak görülmüyor!

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, taciz suçlamasıyla yargılanan Av. Sedat Yurtdaş davasında verdiği beraat kararının gerekçesini açıkladı. Yeni Demokrat Kadın aktivisti stajyer kadın avukata dönük cinsel saldırı gerçekleştiren Yurtdaş, 30 Aralık 2013 tarihinden bu yana yargılanıyordu. Yurtdaş, ö,mahkeme tarafından 10 Temmuz 2017’de görülen duruşma ile beraat ettirilmişti.

 

“Cinsel saldırıyı niye 2 ay sonra dile getirdin!” Hep sussa mıydı?

Gerekçeli kararını açıklayan mahkeme, stajyer kadın avukatın tacizin 20 Eylül 2013 tarihinde gerçekleştiğini, ancak savcılığa başvurunun 30 Aralık 2013 tarihinde yapıldığını belirterek bunun bir çelişki olduğuna hükmetti!

Oysa kadın ve çocukların yaşanılan cinsel saldırı ve istismarı dile getirmek, paylaşmak gibi konularda ciddi zorluklar yaşadığı bilinmekte ve bu konuda zamanaşımı olmaması gerektiği tartışılmaktadır. Ancak aradan geçen 2 ayın erk-ek mahkeme tarafından “çelişki” olarak görülmesi, çok açık ki tacizcilerin lehine olan ve dezavantajlı konumdaki kesimleri gözetmeyen ve böylelikle kimin yanında yer aldığını gösteren bir belirlemedir.

 

Bir tarafta “önemli” bir adam diğer tarafta “çelişkili” bir kadın

Mahkemenin diğer bir “gerekçesi” ise kadın avukatın büroda bulunma saatlerine ilişkin beyanlarını da “çelişki” olması… Sedat Yurtdaş’ın kadınların bu davanın takipçisi olmasını “FETÖ” ile bağdaştırması ya da kadın avukatın rapor aldığı Adli Tıp uzmanı Şebnem Korur Fincancı’nın “örgüt üyeliği”nde hapis yatmış olduğunu söyleyerek raporun değerini düşürme çabası etkili olmuşa benziyor ki; mahkeme heyeti bu “herkesin peşinde olduğu ve kuyusunu kazmaya çalıştığı değerli adam”ın karşısındaki “küçük kadın”ın “çelişkilerini” bulma çabasına yoğunlaşmış!

 

“3. şahısların yanında işlenmediyse taciz yoktur!”

Gerekçeli kararda en çok yer edinen bölüm ise “tanık ifadeleri”! Hiçbir cinsel saldırının 3. şahısların yanında işlenmediği bilinir, bundan kaynaklı “kadın beyanının esaslılığı” tartışılır ve uluslar arası hukuk normlarından biri sayılırken mahkeme, tanık ifadelerine oldukça önem vermiş görünüyor. Mahkeme, kadın avukatın tanıklara bu konuda bir şey anlatmamış olmasını da gerekçe saydı ve yine kadını bir “çelişkisi”ni yakalamış oldu! (Kutluyoruz!)

 

“Çok bilir” mahkeme raporu delil saymadı!

Gerekçeli kararda tacizci Sedat Yurtdaş’ı beraat ettirmek için kullanılan argümanlardan en zorlama olan kısım ise “kadının ruh sağlığının bozulduğu”na ilişkin yapılan belirlemeler…

Raporun bilirkişi raporu değil uzman görüşü olduğunu belirten mahkemenin, bu raporu delil kabul etmemesi bir hukuk skandalı iken “çok bilir” erk-ek mahkeme “kadının ruh sağlığının bozulmasının tek başına cinsel saldırı ya da istismar suçunun işlendiğine delil olamayacağını” savundu!